banner

Cumhuriyet gazetesi davasında 4. duruşma

Cumhuriyet gazetesi davasında 4. duruşma

Cumhuriyet gazetesi davasına Çağlayan’daki İstanbul 27’nci Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi’nde devam ediliyor. Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu bir sene; muhabir Ahmet Şık 305 gün; muhasebe çalışanı Emre İper ise 208 gündür cezaevinde bulunuyor.

Cumhuriyet gazetesinin 24 Temmuz’da görülen ilk duruşmasında Musa Kart, Bülent Utku ve Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör, Güray Öz, Hakan Kara ve Turhan Günay tahliye edilmişti. 11 Eylül’de gerçekleştirilen ikinci duruşmada ise terhis kararı çıkmamıştı.
 

KADRİ GÜRSEL TAHLIYE EDİLMİŞTİ

Davanın üçüncü duruşması ise 25 Eylül’de yapılmıştı. Bu duruşmada, Kadri Gürsel’in tahliyesine karar verilmişti. Duruşma heyeti, Ahmet Şık, Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Kemal Aydoğdu ve Yusuf Emre İper’in tutukluluk halinin devamına kararlaştırmıştı.

Mahkeme, karar açıklanmadan önce “sanıkların tutukluluğunun devamına karar verildiği” yönünde haber paylaşan Star ve Akşam gazetesinin sorumlulularına aleyhinde kabahat duyurusunda bulunulmasına karar vermişti.

öte yandan, hafta sonunda İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslekdaşları için yürüyüş yapmıştı. “Gazetecilere serbest” pankartının açıldığı yürüyüşe çok sayıda milletvekilinin yanı sıra bazı sanatçılar da destek verdi.
 

DUYURU YAYIMLANMIŞTI

BU ARADA, davanın bir yıla girmesi nedeniyle aralarında avukat, artist, siyasetçi ve gazetecilerin de bulunduğu 365 kişi Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının serbest bırakılması için bir bildiri yayımlamıştı.

Yapılan açıklamada, “Cumhuriyet gazetesi davası, bir gazetenin asli faaliyeti olan habercilikten kabahat üretilmeye kastetmek dıştan bir manâ taşımamaktadır” denilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Cumhuriyet gazetesinin 2 Mart’ta yaptığı başvuruyu öncelikli olarak işleme koymuştu. Mahkeme, haziran ayında Ankara’dan savunma istemişti. AİHM, ek vakit talep eden Yargı Bakanlığı’na 7 Kasım’a kadar vakit vermişti.

İDDİANAMEDEN

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında “PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C’ye müzahir oldukları” gerekçesiyle Savcı Yasemin Baba göre iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, 1924’te Atatürk’ün talimatıyla kurulan gazetenin son üç takvim dönemde özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsüne uzanan işlem ve ardından yayınlama politikası, Cumhuriyet Vakfı Idare Kurulu’nda yaşanan değişiklikler ile aynı zamanlı olarak 90 yıllık geçmişinin ve kuruluş felsefesinin bütün aksi yönde değişime uğradığı ileri sürüldü.

“Cumhuriyet gazetesine FETÖ göre bilhassa 2013 yılından itibaren adeta el konulduğu” kaydedilen iddianamede, “Güvenilmez Can Dündar’ın gazetenin başına geçmesi ile birlikte gazetenin, kasıt ve hedeflerinin dışına çıkarak bambaşka bir yörüngeye oturduğu belirlenmişti” denildi.

Gazete bu dönemde hemen hemen FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C terör örgütlerinin savunucusu ve kollayıcısı olduğu belirli iddianamede, “Basın özgürlüğü ve evrensel hukukun sağladığı ağır tenkit taşıyan haber ve yorum yapma hakkının fazla ötesinde geçmiş, tescil dışı illegal siyasete zemin hazırlayarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bakışımsız savaş yöntemleriyle maksat tahtası haline getirmek üzere yoğun bir seziş operasyonu başlatmıştır” ifadelerine yer verildi.

FETÖ’nün daha önce manipülatif amaçlarla Taraf gazetesini kullandığı anlatılan iddianamede, MITOS TIR’ları ve sözde haberinin yayınlanması için ise Cumhuriyet gazetesi’nin seçildiği iddiasına yer verildi.

Gazetenin internet trolü “fuatavni”nin dedikodularını filtre edip doğrulatmadan sürmanşetlere taşıdığı, gazetenin yazarlarından sanık Hikmet Çetinkaya’nın FETÖ’nün güdümündeki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı ile bağlantı kurduğu, sanık Akın Atalay’ın gazete yönetimine geçmesi ile de Atatürkçü idareci ve yazarların tasfiye edildiği öne sürüldü.

İddianamede bazı sanıkların ise FETÖ’nün bakımlı haberleşme ağı olan Bylock kullanıcısı kişilerle çok sayıda temas kurdukları da ifade edildi.

İSTENEN CEZALAR

274 sayfalık iddianamede Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne aza olmamakla birlikte örgüte takviye etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıl 15 yıla dek hapis cezasına çarptırılması istendi.

Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni istismar etme” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla dek hapis cezası talep edildi.

İddianamede Bülent Utku, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte destek etme” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı olarak 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörüldü.
İddianamede; şüpheliler Güray Tekinöz ve Turhan Günay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte destek etme” ve “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 8,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.
Ahmet Şık’ın ise “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne aza olmamakla birlikte yardımcı olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla değin hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
İddianamede Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi elde etmek” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne abone olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla değin hapsi istendi.

Haber Etiketleri:
Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir