banner

Panik atak tedavisi gören Dilek Akman’ın kalp ritim bozukluğu hastası olduğu tespit edildi! Konya’da panik atak tedavisi gören Dilek Akman’da kalp ritim bozukluğu olduğu tespit edildi!

Panik atak tedavisi gören Dilek Akman'ın kalp ritim bozukluğu hastası olduğu tespit edildi! Konya'da panik atak tedavisi gören Dilek Akman'da kalp ritim bozukluğu olduğu tespit edildi!

Uzmanlar, yıllardan beri panik atak tanısı ile takip edilen ve antidepresif ilaçlar kullanan hastaların bir kısmında çare edilebilir bir yürek ritmi bozukluğu olabileceğine dikkat çekiyor.

İHA’nın haberine göre; Konya’da yaşayan Istek Akman (23), 2 yıl önce ‘çırpınma’ olarak açıklama ettiği ani kalp çarpıntıları yaşamaya başladı. Eşiyle birkaç hastane dolaştıkları halde rahatsızlığına tanı konulamayan Akman’a en sonunda panik atak tanısıyla ilaç tedavisine başlandı. Ancak Akman, bu tedaviyle de çarpıntı sorununa çözüm bulamadığı gibi bu kere de tedavinin stres ve depresif ruh hali gibi olumsuz tabi etkilerini yaşamaya, yeni doğmuş bebeği ile yeterince ilgilenememeye başladı. Geçtiğimiz günlerde başka bir hastaneye başvuran Akman’ın hastalığının ritim bozukluğu olduğu ortaya çıktı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erdem Diker’in uyguladığı kateter ablasyon yöntemiyle sağlığına kavuşan genç annenin şu lahza en büyük isteği, bir süredir annesine itimat ettiği bebeğini eşiyle birlikte sevinçle büyütebilmek.

Akman’ın tedavisini gerçekleştiren Prof. Dr. Diker, bir takım ritim bozukluğu hastalarına panik hamle tanısı konabildiğine dikkat çekerek, “Bu hastalar beklendiği gibi panik saldırı tanısına yerinde psikolojik tedavilerden hiç fayda görmemektedirler. Oysa atak esnasında çekilen bir yürek grafisinin (EKG) dikkatli bir doktor gözlemi ile birleşmesi bu grup hastalara gereklilik duydukları tedavinin kapısını açmaktadır” ifadelerini kullandı.

“PANİK ATAKTA BEDENSEL SORUN OLDUĞU DÜŞÜNÜLMEZ”

Yıllarca panik saldırı tanısı ile peşine düşüp takip edilen ve antidepresif ilaçlar kullanan hastaların bir kısmında çare edilebilir bir yürek ritmi bozukluğu olabileceğine dikkat çeken Diker, bu iki rahatsızlık hakkında şu bilgileri verdi: “Panik hücum, yoğun dehşet ve endişe karışımı bir nöbettir. Psikolojik bir sendrom olarak tanımlanmakta, hakiki maddi kaynaklı sorun olmadığı düşünülmektedir. Tanının psikolojik olması, tedavide de bir takım psikolojik etkili ilaçların kullanılmasına yol açmaktadır. Genellikle bir saatten kısa süren atakların şiddeti kişiden kişiye değişmekte, ama hastanın yaşam kalitesini keskin olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Atağın yarattığı endişenin temelinde hastanın ölüm de dahil başına fena işlerin geleceği düşüncesi vardır. Zaten saldırı sırasındaki şikayetler de hastanın fiziksel karşılığı olduğunu düşündüğü şikayetlerdir.”

KATETER ABLASYON YÖNTEMİ NEDİR? 

“BIR DE psikolojik hiçbir yönü olmayan, birdenbire başlayan, yürek yerinden çıkacakmış gibi hissedilen çarpıntı, yoğun dehşet ve endişenin eşlik ettiği bir takım kalp ritmi bozuklukları da vardır” diyen Diker, “Bu ikinci grup, adamakıllı yürek kökenli ve tedavi edilebilir bir durumdur. Bu alıcı ritim bozuklukları kateter ablasyon denilen bir yöntemle zahmetsizce ve ayrıntılarıyla tedavi edilebilir. Yöntem ilaçlarla hafifçe sakinleştirilen hastalarda, kasık damarlarından girilerek, yürek içindeki ritim bozukluğu yaratan odağı tahrip etme temeline dayanmaktadır. Takriben yarım saat süren işlem sonrası hasta panik hamle ile karışan probleminden iyice kurtulur” açıklamasında bulundu.

 

konya ankara

Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir